Fatih Zamanında ‘Uzaktan’ Eğitim
Efdalzâde, Fatih Sultan Mehmet tarafından kendisine verilen
Bursa Muradiye Medresesi’nde sakalları dökülünceye kadar çalışmış, hatta
hasımları bu durumu sebebiyle korkunç bir hastalığa yakalandığını söylemişiler.
Uzak durun bu adamdan demek istemişler. Oysaki yoğun stres altında sakallarını
döktüğü anlaşılıyor.
Medresedeki bu çalışmaları Fatih tarafından kabul görmüş olmalı
ki Fatih ona İstanbul’daki Sahn medreselerinden birisini vermiş (1473). Fatih’in
sefere çıktığı bir zamanda İstanbul’da büyük bir tâun/vebâ ortaya çıkmış. Şehirde
karantina başlamış ve Efdalzâde’de çocuklarını alarak İstanbul dışında bir köye
götürmüş. Efdalzâde, hangi köy olduğunu söylemiyor, fakat aklımdan bu köy, şimdilerde
Metris olarak andığımız Müderris Köyü olabilir diye geçiyor. Efdalzâde, ders günleri
İstanbul’a geliyor ve dört kitaptan büyük bir ihtimamla ders okutmaya devam ediyor.
Salı, Cuma ve Cumartesi dışında Osmanlı Medreselerinde ders okutulduğu düşünülürse
Efdalzâde bu günlerin dışındaki dört gün muhtemelen at sırtında İstanbul’a
gelip, köye dönmüş olmalı. Bu ifadelerden bu durumda benzer bir tavırla köylere
yerleşen bu sebeple dersleri aksayan bir grup âlimin de olduğu anlaşılıyor.
Fatih seferden dönünce Efdalzâde karşılamaya gitmiş, Efdalzâde’nin
bu gayretlerini öğrenen Padişah “sen üzerine düşeni yaptın, ben de üzerime
düşeni yapacağım” demiş. Seferin sonucunda elde ettiği ganimetleri paylaştıran
Fatih, herkese bir esir verirken, Efdalzâde’ye iki esir vermiş ve daha sonra da
İstanbul kadılığına getirmiş.
Hâsılı, zor günlerde fedakârlık yapanlar hem zamanlarında
takdir görüyorlar hem de târih onları hayırla yâd ediyor.