-Mülayim Bey, şu tosbağa denilen vosvagen arabaları biliyorsun di mi? Babam ona Alman aksanı ile "folsfagın" der ama halk arasında "vosvos" da denir.
- Evet biliyorum. Hitlerin meşhur arabaları. Sağlam arabalardır.
- Öyle cidden. Babam 1971'de 63 model bir vosvagen almış. Babaannemin hediyesi imiş. Babamla özdeşleşmişti bu araba. Almanya'ya gitmiş, gelmiş babam bu arabayla. Arabanın 80lerin başlarında süksesi de vardı. Ama 90lara yakalştıkça yavaş yavaş eskidi ve 97'de artık ıskartaya çıkardı, babam onu.
- Evet biliyorum. Hitlerin meşhur arabaları. Sağlam arabalardır.
- Öyle cidden. Babam 1971'de 63 model bir vosvagen almış. Babaannemin hediyesi imiş. Babamla özdeşleşmişti bu araba. Almanya'ya gitmiş, gelmiş babam bu arabayla. Arabanın 80lerin başlarında süksesi de vardı. Ama 90lara yakalştıkça yavaş yavaş eskidi ve 97'de artık ıskartaya çıkardı, babam onu.
- Sattınız mı, biraz bekletseydiniz, iyi paraya satardınız bu günlerde.
- Yok satmadık hâlâ bizde. İyi para ediyormuş cidden.
- Hadi ya.
- Fakat bir hayli köhne bir halde. Neyse bizim vosvosun teyp kısmı boştu. Babam teybin olması gereken yere mika gibi bir şey yapıştırmıştı. Teybe benzemiyordu da böyle garip bir şeydi. Bir defa görsen muhakkak gözlerin takılırdı. "Bu da ne!?" derdin.
- Yani seyahat halinde hiç müzik felan dinlemezdiniz öyle mi?
- Hayır, dinlerdik. Seyahatlerde babam sürekli mevlid okurdu.
- Mevlid mi?!
- Evet, "Âmine Hâtun Muhammed ânesi" diye başlardı.
- Ciddi mi ya!
- Bizim Rumeli'de malum mevlidin özel bir yeri vardır. Babam da meraklı idi makamıyla okumaya. Arada izahat da yapardı, burası rast diye. Bir de kitap vardı, "Mevlit ve İzahı" başlıklı, babam sürekli oradan 'bahr'leri ezberlerdi. Sonra da arabada icra ederdi. Bu sebepten mevlidin hemen hemen bütün bahrlerine kulak aşinalığım var. Fakat şu var. Bir kısmını küçükken yanlış ezberlemişim. Bazen metne bakıp düzeltiyorum onları.
- Dur, dur. Sen de mi okuyorsun yoksa !
- Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Sadece mevlid değil aynı zaman da tavır da kalıyor. Arada sırada özellikle de araba kullanırken ben de başlıyorum "Allah adın zikredelim evvelâ" diye.
- Küçükken öğrenilen şeyler unutulmuyor di mi ?!
- Evet öyle. Fakat küçükken mevlit dinlemek de bir hayli ağır. Yani arada sırada o teyp müzik çalsaydı, en azından o zaman ilahi kasetleri vardı onlardan çalsaydı bilmem ki türkü çalsaydı, marş çalsaydı çok daha iyi olurdu.
- Baban herhalde bir kültür üzerine büyümenizi istedi. O sebeple öyle yaptı.
- Kültür üzerine büyümek tamam da hakkıyla "çocuk" olmak da bir o kadar önemli.
