8 Eylül 2022 Perşembe
Lüzumsuz Bilgiler
17 Ağustos 2022 Çarşamba
Zehra Hanım Yıllar Sonra Kütüphanesi’nde
-Mülayim Bey, bugün annemi Kuyucu Murat Paşa Medresesi’ndeki
İslam Tetkikleri Enstitüsü Kütüphanesi’ne götürdüm.
- Her daim bahsediyorsun, annenin kütüphanecisi olduğu
meşhur kütüphane.
- Evet, o. Küçüklüğüm geçti, o kütüphanede.
- Annen çalışıyordu. Sen de annenle beraber kütüphaneye
gidiyordun.
- Evet tam da öyleydi. Peki annen nasıl buldu yeni
kütüphaneyi?
- Şaşkınım, zira annemin kütüphanenin eski yerinin daha
güzel olduğunu söyleyeceğini düşünüyordum. Öyle olmadı, yeni yeri çok beğendi.
- Eski kütüphane nasıldı, hatırlıyorsun di mi?
- Hatırlamaz mıyım? O zaman çok büyük gelirdi bana, kütüphane.
Girişte hemen sağda annemin masası vardı. Solda fiş dolabı. Kütüphanenin en uç
köşesinde ise bir koltuk vardı. Annem, Zeki Velidi Togan’ın orada istirahat
ettiğini söylerdi. Bir de hemen karşısında bir kasa vardı, kocaman, yeşil. Bunların
dışında pek bir şey hatırlamıyorum.
- Bir kütüphanede küçüklük anılarının olması çok etkileyici.
Hayatını etkilemiş olmalı.
- Bu konuda kafam çok karışık Mülayim Bey. Küçüklük anılarımın
bir kütüphanede olması, bazı bakımlardan çok güzel. Kitabı tanımak, sevmek,
daha birçok şey. Çok resmim var, kütüphanenin hemen önünde. Fakat bir çocuğun
yeri orası mı? İşte orasını tam kestiremiyorum.
- Sen de beni şaşırttın, bu durumun hayatına yön verdiğini falan
anlatacaksın diye düşünmüştüm.
- Yani arada sırada yine kütüphaneye gelseydim de keşke daha
çok oyun oynasaydım arkadaşlarımla.
- Neyse, hasılı anneni bir hayli mutlu ettin, aferin sana.
- Eyvallah, Mülayim Bey.