- Mülayim Bey, size arada sırada bahsediyorum Sıtkı Amca'dan.
- Sıtkı Gülle Hoca'yı söylüyorsun. Onun bir kelime meâli var, kütüphanemde. Arada sırada bakıyorum.
- Hoca yayınevlerine iş yaptı bir hayli. Başka eserleri de var.
- Fakat genellikle sen onu hep Amca vurgusu ile anıyorsun.
- Onu, Fakülte'den önce de tanımam sebebiyledir. Kendisi de amca ifadesini çok severdi, açıkcası. Eğlenceli adamdı. Yemek kültürü gâyet iyiydi. Nerede ne var bilirdi?
- Beraber bir hayli yemek yemişsiniz anlaşılan.
- Öyle ya, sağolsun bana bir hayli yemek ısmarlamıştır. Pideciye giderken hep perhizde olduğunu söylerdi rahmetli, yumurtasız pide yiyeceğinden bahsederdi, ne zamanki pideciye girerdik işte o zaman bu sefer yumurtalı olsun derdi, gülüşürdük ve başlardık yemeğe. Güzel günlerdi. Bir de pipo merakı vardı da içmezdi sadece süs olarak masasında dururdu. Allah gani gani rahmet eylesin.
- Medine'de vefat etti Hoca di mi?
-Evet, vefatı çok üzücü oldu. Fakat vefat yeri açıkcası memnun etti. Hoca ufak tefek birisi idi fakat cesurdu, rahmetli. Size bir olay anlatayım. Sanırım 2004'tü belki de 2005. O zamanki Rektör bizim Fakültenin şu an bulunduğu binayı, yani Horhor'daki binamızı, bir başka bölüme vermeyi düşünüyordu. Bu haber Fakülteye ulaştı, hemen hocalar arasında bir panik başladı. Rektör Fakülte'ye gelince o zaman bulunduğumuz Şirinevler'den Fatih'teki binamıza gitmek istediğimizin kendisine söylenmesi kararlaştırıldı. O toplantıyı bugün gibi hatırlıyorum.
- Gergindi anlaşılan.
- O zamanlar zâten bir gerginlik vardı.
- Sıtkı amca, söz istedi ve ayağa kalktı. Ve hâla kulaklarımda olan o ses tonu ile ilk şu cümleleri söyledi:
- "Ben emekliliğini hak etmiş bir öğretim üyesiyim".
- Vayyy, yani beni atamazsın sadece emekliye sevk edersin dedi.
- Evet, tam da onu dedi.
- Sonra ne oldu?
- Sonraki cümleyi meâlen hatırlıyorum. Birinci cümlesi beni o kadar etkiledi ikinci cümlede sadece ne demek istediğini hatırlıyorum.
- Ne dedi ?
- 'Biz bütün Fakülte Fatih'e gitmek istiyoruz' gibi bir cümle kurdu. Sonra da bir alkış tuttu. Rektör etkilendi bir hayli.
- Eee verdi mi Rektör size binayı.
- Evet verdi de zaten o bina bizimdi. Sıtkı Amca'nın çok katkısı oldu bizim Fatih'e taşınmamızda. Rabbim rahmet eylesin.
