28 Mart 2020 Cumartesi

El Yazma Kütüphaneleri de açık erişime açılsın !

Türkiye'de el yazmaları ile uğraşan ilim adamlarının sıklıkla dile getirdiği, bir türlü de bitmeyen bir konu vardır. Gerçi son bir kaç yılda bu konuda önemli bir rahatlama oldu, fakat tam olarak çözülmüş değil. 

Bu konu el yazmalarının dijital kopyalarını temin edebilme meselesidir. 1998 yılında IRCICA'da çalışmaya başladığımda dijitalleşmenin hemen arefesindeki süreç yaşanıyordu. Süleymaniye kütüphanesinde bir defasında 3 yazma çıkıyor, günde bakabildiğiniz yazma sayısı 10'u geçemiyordu. Daha sonra yavaş yavaş dijitalleşme başladı, yine bazı kısıtlamalar olsa da, bilgisayarlar yavaş çalışsa da, aradığımız eserin dijital nüshası yok çıksa da süreç hep daha iyiye gitti. En son senelik bin poz alabilme durumu geldi, bir hayli rahatladık. 

Denebilir ki senede 1000 poz yeterli, zaten bu kütüphane kütüphane değişiyor, daha ne istiyorsunuz. 

Efendim, açıkça söyleyeyim. "Ben bir siteye girip bütün yazma eserleri görebilmek, indirebilmek istiyorum." Bunun için 10 tane veri tabanına bakıp, şu şekilde söylenmek istemiyorum. "bir de şu veritabanına bakayım", "Saray kütüphanesi hala dijital değil", "o kütüphanenin katalogu dijital değil" felan filan.

 Zaten bazı kütüphanelerin dijital verisyonları var, bunlar elden ele geziyor,  herkes biliyor. 

Bu el yazmalarının bu şekilde açılmasına, 'izinsiz basılabilir', 'bir başka ülke alabilir', 'kütüphanelerin ehemmiyeti kalmaz' tarzındaki itirazların haklı gerekçeler olmadığı çok aşikardır.

yazmalar.gov.tr sitesi esasında bu işi için kurulmuş,  nedendir bilinmez özellikle Süleymaniye Kütüphanesinin bünyesindeki kütüphanelerden malesef yeterli desteği alamamış bir proje. 

Korona günlerinde, her gün bir dijital kütüphanenin açık erişime açıldığı bugünlerde, yetkililerden istirhamım başta Süleymaniye kütüphanesi olmak üzere tüm el yazma kütüphanelerinin açık erişime açılmasıdır. Dijitalleşmenin yüzde yüze vardığını bildiğimiz bu kütüphanenin erişime açılması hiç de zor değildir.