30 Eylül 2020 Çarşamba

Sıtkı Amca

 - Mülayim Bey, size arada sırada bahsediyorum Sıtkı Amca'dan. 

- Sıtkı Gülle Hoca'yı söylüyorsun. Onun bir kelime meâli var, kütüphanemde. Arada sırada bakıyorum. 

- Hoca yayınevlerine iş yaptı bir hayli. Başka eserleri de var. 

- Fakat genellikle sen onu hep Amca vurgusu ile anıyorsun.

- Onu, Fakülte'den önce de tanımam  sebebiyledir. Kendisi de amca ifadesini çok severdi, açıkcası. Eğlenceli adamdı. Yemek kültürü gâyet iyiydi. Nerede ne var bilirdi?

- Beraber bir hayli yemek yemişsiniz anlaşılan. 

- Öyle ya, sağolsun bana bir hayli yemek ısmarlamıştır. Pideciye giderken hep perhizde olduğunu söylerdi rahmetli, yumurtasız pide yiyeceğinden bahsederdi, ne zamanki pideciye girerdik işte o zaman bu sefer yumurtalı olsun derdi, gülüşürdük ve başlardık yemeğe. Güzel günlerdi. Bir de pipo merakı vardı da içmezdi sadece süs olarak masasında dururdu. Allah gani gani rahmet eylesin.  

- Medine'de vefat etti Hoca di mi?

-Evet, vefatı çok üzücü oldu. Fakat vefat yeri açıkcası memnun etti. Hoca ufak tefek birisi idi fakat cesurdu, rahmetli. Size bir olay anlatayım. Sanırım 2004'tü belki de 2005. O zamanki Rektör bizim Fakültenin şu an bulunduğu binayı, yani Horhor'daki binamızı, bir başka bölüme vermeyi düşünüyordu. Bu haber Fakülteye ulaştı, hemen hocalar arasında bir panik başladı. Rektör Fakülte'ye gelince o zaman bulunduğumuz Şirinevler'den Fatih'teki binamıza gitmek istediğimizin kendisine söylenmesi kararlaştırıldı. O toplantıyı bugün gibi hatırlıyorum. 

- Gergindi anlaşılan. 

- O zamanlar zâten bir gerginlik vardı. 

- Sıtkı amca, söz istedi ve ayağa kalktı. Ve hâla kulaklarımda olan o ses tonu ile ilk şu cümleleri söyledi: 

- "Ben emekliliğini hak etmiş bir öğretim üyesiyim". 

- Vayyy, yani beni atamazsın sadece emekliye sevk edersin dedi.

- Evet, tam da onu dedi. 

- Sonra ne oldu? 

- Sonraki cümleyi meâlen hatırlıyorum. Birinci cümlesi beni o kadar etkiledi ikinci cümlede sadece ne demek istediğini hatırlıyorum. 

- Ne dedi ?

- 'Biz bütün Fakülte Fatih'e gitmek istiyoruz' gibi bir cümle kurdu. Sonra da bir alkış tuttu. Rektör etkilendi bir hayli. 

- Eee verdi mi Rektör size binayı. 

- Evet  verdi de zaten o bina bizimdi. Sıtkı Amca'nın çok katkısı oldu bizim Fatih'e taşınmamızda. Rabbim rahmet eylesin.